7 Haziran 2007 Perşembe

Kıymalı Yumurta..


Uzun zamandır kıymalı yumurta yememiştim. Belki yapmamıştım bile. Babam çok sever ve canı çektikçe yapar. Bende her evladın vazifesi olduğu üzere otlanırım. Ama yalnızlık insana normal zamanda yapmayacağı çılgın (!) şeyler yaptırabiliyor(ooo yeee). Ve bende geçen gün oturdum kıymalı yumurta yaptım. Kıymalı yumurta deyip geçmemek lazım. Öncesinden düşünülmüş bir plan yapmak lazım yapabilmek için. Örneğin karnınız acıktığı anda gidip şip-şak bir kıymalı yumurta yapayım derseniz, dııt... Üzgünüm bizim evde aç kalırsınız. Çünkü öncellikle yaklaşık bir saat önce kıymayı buzluktan çıkarmış ve buzunun çözülmesini sağlamış olmanız gerekiyor. Ki netekim ben artık yaklaşık 2 haftadır yalnız yaşayan bir insan olarak böyle şeyleri düşünür hale geldim. Gittim bir güzel kıymayı çıkardım. Sonrasında (1 saat kadar sonra) en sonunda kıymayla yumurtaların kavuşma anı gelip çatmıştı. Ben onların kavuşmalarını izlerken, düşünmeye bolca vaktim oldu. Aslında kıymalı yumurta ne kadar anlamlı, ne kadar manidar bir yemek... Bir kere, düşününce, kıyma büyük baş hayvanlardan elde edilen birşey. Yumurta ise minik tavukçukların bıcırtısı. Ve ikisi bir araya gelince bu kadar güzel şeyler ortaya çıkıyor. Bu da biraz olsun melezlerin güzel olduğunu kanıtlayan bir örnek değil midir? Farklılılar güzellikleri yaratıyor görüldüğü üzere. Kıymanın eksiğini yumurta tamamlıyor. Yumurtanın eksiğini ise kıyma... Diğer yandan bir şey de gözden kaçmamalı: Yumurtalar ve kıyma birbirine iyice bağlanana, yumurtalar beyazlaşana kadar bir zaman geçer. Diğer taraftan ateşin ayarınıda iyi ayarlamak lazım. Çok kavruk veya tam tersi pişmemiş bir kıymalı yumurta hiç de güzel değildir. Neyse... Karnım acıktı evet ama, kıymalı yumurtanın içindeki anlamlarda kayda değerdi. Güzel bir kıymalı yumurta kadar mutlu ve uyumlu olmayı diliyiorum kendim için. Ve belki de sabırlı...

Hiç yorum yok: