29 Haziran 2007 Cuma

Yalnız Şarkı...


Bazı şarkılar vardır. Çok sık dinlemezsiniz. Belki uzun süredir albümünün kapağını bile açmamışsınızdır. Ama çok da seversiniz. Bunlar eski günlerde kalan, bir telefon mesafesinde olan,çok sevdiğiniz ama ulaşmadığınız -evet, ulaşmadığınız , bilerek ya da bilmeyerek olmuyor işte - arkadaşlar gibidir. Duyunca içinizi bir sıcaklık kaplar. O şarkı bir anda gözünüzün önünden geçen anılarla dolu film şeridinin fon müziği olur. Benim şarkılarla anılarım arasında çok sıkı bir bağ vardır ve sevdiğim her şarkının da mutlaka anıları vardır, ayrı bir film şeridi vardır. Mor ve Ötesi'nin Yalnız Şarkısı'da böyledir benim için. Belki de en önemlilerindendir. Genel olarak Mor ve Ötesi, orta okul ve lisede ki ilk yıllarım demek benim için ve nerdeyse bütün şarkılarının kendine ait film şeritleri var. Ne kadar, şimdilerde solistleri Harun'la politik tartışmaya girip, ikimizin kafası arasında ki uçurumu farketmiş olsam da - belki biraz da bu yüzden - buruk , sitem dolu, hafif ama eflatun ,gri arası mutluluklarla dolu bir tadı var benim için. Aklıma arkadaşlarım geliyor: felsefe toplantısından çıkmışız, belli bayağı kafa patlatmışız, hala da tartışmamız bitmemiş, harıl harıl birşeyleri tartışıyoruz. Zaten kendimizi sorguladığımız zamanlar; nerden gelmişiz? ,niye gelmişiz? amacımız ne? felsefe de bunları anlamamızı kolaylaştıran bir araç olmuş. Fon gri , koyu yeşil robert kolej yolları... Eczacıbaşı Hall'den Arnavutköy'e inen yol... Rose'un altından geçiyoruz. Sanki renkli olan tek şey benim boynumda ki , ünü yaygın , Bozcaada'dan aldığım, koyu pembe ,eflatun şalım... Hepimiz sanki ergenlik çağı protest gençliğinin hüznünü taşıyoruz ama içimizde garip bir coşku da var. Yürüyoruz, Asse arada biryerlerden kopup gelen aryalar söylüyor, ben arada "What a wonderfull World" diye atlıyorum, o geri vokalden geliyor...

Garip olan, hayata şöyle bir uzaktan baktığımda, şimdiye kadar yaşadığım zaman içinde, o kadar da dikkat çekici bir Fakat eminim ki , birçok önemli şeyi unutsam bile unutmayacağım bir nokta. Nedenini bilmiyorum. Niye bunu unutamıyorum..

Diğer bir garip olan nokta ise, niye bu şarkı bana bu zamanı hatırlatıyor. O zamanlar bu albümü dinlemediğime eminim, deliler gidi Amorphis dinlemekle meşguldüm çünkü.. Alman Lisesi'ni de hatırlatmıyor...

Beynimin kurduğu bağlantıları bazen aklım almıyor. Ama bana güzel süprizler yapıyor. (yada ekşi tatlı süprizler) ... Belki de bu yüzden hayatın bazen bu kadar güzel olması anlaşılmaz ve garip..

Şimdi , ne o film şeridinde ki insanlar aynı, ne de hislerimiz, görüşlerimiz, şimdi bir araya gelsek, aynı şartlar olsa, aynı şeyleri hissetmeyiz ; ama o şarkıyı her dinlediğimde hissettiklerim aynı kalacak....

Tesadüfen yalnızsın, henüz yolun başındasın,

Tesadüfen yalnızsın, gerçeklerin farkındasın.

Hiç yorum yok: